|
BASIN AÇIKLAMASI:
TERÖRİST SALDIRILARI KINIYORUZ
Gazze’ye insani yardım götüren Türk bandıralı gemiye AÇIK
DENİZDE İsrail Askerlerince 31 Mayıs 2010 tarihinde gerçekleştirilen
kanlı baskın ve yine Hatay’ın İskenderun İlçesi’nde, Deniz Üs
Komutanlığı’na bağlı İkmal Destek Komutanlığı’na teröristlerin
düzenlediği roketatarlı saldırı ile ilgili olarak Kırıkkale
Barosunun görüşlerini kamuoyu ile paylaşıyoruz.
A-Tüm dünyanın şiddetle kınadığı, halkımız arasında
büyük üzüntüye yol açan saldırıda iki hukuki boyuta dikkat çekmek
istiyoruz.
1- Öncelikle olayın meydana geldiği deniz
alanı uluslararası sular, yani açık deniz alanıdır. 1958 Cenevre ve
1982 BM
Deniz Hukuku Sözleşmelerine göre, açık deniz hiçbir devletin
ülkesine, egemenliğine ait olmayan uluslararası deniz alanını ifade
eder. Açık denizin serbestliği ilkesi yanında, açık denizdeki
gemilerin hukuki statüsünü belirleyen temel ilke BAYRAK DEVLETİ
kuralıdır. Yetki bakımından, uluslararası antlaşmalarla öngörülen
istisnalar dışında, açık denizde bulunan bir gemi üzerinde ancak
bayrak devleti yetki kullanabilir.
Kanlı baskın İsrail KARASULARI DIŞINDA,77 mil
açıkta meydana gelmiştir.1982 BM Deniz hukuku sözleşmesinin bayrak
devleti istisnai olarak öngördüğü ZİYARET HAKKI’nın hiçbir şartı
(deniz haydutluğu, köle ticareti, uyruksuz gemi gibi) sivil gemi
açısından mevcut değildir. Saldırıya maruz kalan gemi Türk bayraklı
ve insani yardım taşıyan bir sivil ticaret gemisidir.
İsrail’in yardım konvoyuna saldırısı deniz haydutluğudur. Bu konuda,
deniz seyir güvenliğine karşı yasadışı eylemlerin önlenmesine dair
sözleşme (SUA) Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) kararları ve
genelgeleri, BM Güvenlik Konseyi kararları, 10 Aralık 1982 tarihli
tüm devletlerin-İsrail’in de taraf olduğu BM Deniz Hukuku
Sözleşmeleri (UNCLOS) mevcut olup, saldırıların bu kapsamda
değerlendirilmesi gerekir. Uluslar arası hukuktaki bu sözleşmeler de
açıkça göstermektedir ki, İsrail hukuk tanımamaktadır. Açıkça ve
alenen, uluslararası hukuku ihlal etmektedir.Devlet terörü
uygulamaktadır. Gerekçe ne olursa olsun, yalnızca barışçı
faaliyetlerde bulunan sivillere karşı bu tür hareketlerin kabulü
mümkün değildir. İsrail’in uluslararası hukukun ihlalini teşkil eden
bu davranışının sonuçlarına katlanması gerekecektir.
Açık denizde gerçekleşen bu eylemin hiçbir
hukuki, meşru gerekçesi yoktur. İsrail uluslararası deniz hukuku
kurallarını açık olarak ihlal etmiştir. Türk bandıralı gemiye
verilen her türlü zarar ve ziyanın İsrail devleti tarafından tazmin
edilmesi gerekmektedir ( 1982 BM Sözleşmesi m.110/3).
2- Olayın bir diğer yönü
saldırıda ölen ya da yaralanan Türk vatandaşları ile ilgilidir. Türk
Ceza Kanunu, bu gibi sularda evrensellik ilkesini benimsemiştir.
TCK’ nın 13/1’e göre, DENİZ, demiryolu veya havayolu ulaşım
araçlarının kaçırılması veya alıkonulması ya da bu araçlara zarar
verme suçları dünyanın neresinde işlenirse işlensin failinin Türk
veya yabancı olduğuna bakılmaksızın Türk kanunları tarafından
cezalandırılır. İsrail Devleti, olayda BM ŞARTI m.2’de yer alan
KUVVET KULLANMA YASAĞINI da açık olarak ihlal ettiği gibi, ORANTISIZ
GÜÇ kullanmıştır. BM Güvenlik Konseyi’nin uluslararası hukuku
defalarca ihlal eden İsrail hakkında BM Şartının öngördüğü tüm
(kınama, ekonomik ve siyasi ambargo) yaptırımları alması yönünde
Hükümetin girişimlerde bulunması gerekmektedir.
Diğer yandan bu kabul edilemez insanlık
suçunun faillerinin, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçecek
olayın sorumlularının cezalandırılması için uluslararası hukuk
yollarının da acilen işletilmesi gerekmektedir.
B - Hatay’ın İskenderun İlçesi’nde, Deniz Üs
Komutanlığı’na bağlı İkmal Destek Komutanlığı’na teröristlerin
düzenlediği roketatarlı saldırıda 6 askerimizin şehit oldu ve 9
askerimizin de yaralandı…
Pusu kurularak.. yani zalimce ve haince
…
Nöbet değişimi sırasında … Yani önceden
planlanarak …
İskenderun da denizci askerlere… Yani
bütün ülkemizin ve herkesin saldırıların hedef alanı olabileceğini
göstermek amacıyla …
Roket kullanmak suretiyle … Yani
saldırılarda yeni bir evreye sıçrandığını gösteren silahlarla …
Roket kullanılmasının yeni bir gelişme olması … İsrail’in asıl
şikayetinin Hamas’ın roket saldırılarının olduğunun anımsanması ile
birlikte İsrail’in “ İnsani yardım gemisine” saldırısından kısa bir
süre önce olması … hepsi anlamlıdır.
Anlaşılmalıdır ki silahlı şirket yakın
zamanda son bulmayacak değişik biçimlerde ve daha etkili silahlarla
ve uluslararası yeni bağlantılarla sürdürülecektir. 31 Mayıstan
sonra Türkiye de şiddeti tırmandıracağını açıklamış PKK’nın kararı
fiiliyata geçirilmiştir. Bu kararın getireceği hukuksal sonuçları
göstermek ve herkesi uyarmak istiyoruz.
Yapılan bu
saldırıyı da şiddetle ve nefretle kınıyoruz.
7 evladımız daha aramızdan ayrıldı… Derin
acılar içerisindeyiz…
Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve
tüm milletimize başsağlığı dileriz, yaralılarımıza da geçmiş olsun
diyoruz.
KIRIKKALE BAROSU BAŞKANLIĞI
|